31
Ara'10

Samimiyet Namına (Benim Köşem)

    Bugün yine bir Bursa yolculuğundaydım.Hani bilet alırsınız ama yanınıza kimin oturacağını bilmeden.Yolculuk saati gelir, bazen bir merhaba bazen yalandan bir gülümseme bazense hiçbir tepki vermeden oturursunuz yanınızdaki kişiyi görünce.Aslında bugün bunların hiçbiri başıma gelmedi.Otobüste yanıma 1994’te öğretmenlikten istifa etmiş biri oturdu ve ilk dediği şey, merhaba ben … …. . Tabiki bunun devamı uzunca bir sohbet,yeni birini tanıma ve ufak da olsa birşeyler öğrenme olarak gidiyor.Aslında buraya kadar anlattığım beni bu yazıyı yazmaya iten sebepti.
    Eskileri hatırlıyorum da; yani çok eski değil yanlış anlamayın.Bundan 5-10 yıl öncesi, çocukluğum.düşünüyorum da nekadar saf ve temizmişiz.Arkadaşlıklarımız, kırgınlıklarımız, acılarımız, sevinçlerimiz, kavgalarımız gerçekten samimiymiş.Samimiydi evet, söylerken çok basit değil mi? Hani şu gitgide bizden uzaklaşan samimiyet..?
    Arkadaşlıklar, dostluklar çıkar ilişkisi olmaya başlamış.Farkındamısınız bilmiyorum ama artık insanlar ilişkilerinde, sohbetlerinde, bir ufak günaydında bile samimiyetten uzaklar.Acaba bunun sebepleri monotonlaşan hayat, herşeye ön yargı ile yaklaşma veya güvensizlik olabilir mi? Düşünmek lazım.Belkide herkesle herşeyle aramıza mesafeler kuyuyoruz.
    Demem o ki; hayatta biraz olsun samimi olalım.Gülüşlerimiz, ilişkilerimiz, kavgalarımız bile samimi olsun.Yalandan ve yapmacık olan insanları tanımak ve onlarla vakit geçirmek inanın çok sıkıcı oluyor.Gelin sizde benim gibi samimiyet namına birşeyler yapın!

Yeni makaleleri E-Mail ile takip edin!